Türkiye’de görebileceğiniz en güzel yerlerden biri olan Datça’ya hoş geldiniz. Üç tarafı denizlerle çevrili olan bu şirin yarım ada bir tarafında Ege, diğer tarafında ise Akdeniz’e selam verirken bize tarihin en eski uygarlıklarından biri olan Karların mirası olarak da hoş geldiniz diyor. Ve elbette adına anmadan olmaz. Datça, ünlü şair Can Yücel’in de eliyle koymuş gibi bulduğu eşsiz bir yer. Ve Datça’yı keşfetme sırası size geldi. Yarımadada kimi sadece denizden ulaşılabilen 52 adet koy ve bük yer alıyor. Tam tamına 235 km’lik bir sahil şeridine sahip olan yarımada bu noktada bulunmaz bir nimet kuşkusuz. Geçmişte bal, badem ve balık ile ünlü olan bu sevimli ilçenin bugün ise bal, badem ve bük ile anılabileceğini söyleyebiliriz. Coğrafi yapısı ve bitki örtüsünün bir sonucu olarak ortaya çıkan bu tablo ile ilçe hem Türkiye’nin hem de dünyanın en kaliteli bademin yetiştiği yerlerden biri. Bunun yanında bal da doğanın sunduğu bir başka nimet olarak sıralanabilir. Yine yarımada coğrafyasının bir başka güzelliği de masmavi koyları. Arada kaynayıp gidiyor ama Datça hurması da bu noktada anılması gereken bitkilerden biri.

Akdeniz, ana caddenin hemen ardında sizi bekliyor. Denize girmek için uzakta bir yer aramanıza da gerek yok, ara sokaklardan kolayca denizi görebilirsiniz ve istediğin yerden denize girebilirsin.

Mavi Bayraklı Plajlar
Bu kısa girişten sonra başlayalım kabaca Datça’yı anlatmaya. Datça biri merkez (İskele Mahallesi) olmak üzere 12 mahalleden oluşuyor. İlçenin merkezi İskele Mahallesi olarak adlandırılıyor. Resmi daireler ve hastane bu mahallede yer alıyor. Hızlı bir yapılaşmanın olduğu merkezde belki de en güzel şey ise bir nebze de olsa doğallığı. Ve en güzel yanlarından biri de merkez olmasına rağmen plajların mavi bayraklı olması. Datça merkezde yürürken yanınıza yaklaşan bir turist genelde “Acaba nerede denize girebilirim, yakında denize girebileceğim bir yer var mı?” diye sorar. Sizin yanıtınız ise şu olur: “Caddenin hemen ardı Akdeniz. Ve istediğin yerden denize girebilirsin. İster hastane önünden, ister kumluktan isterseniz de taşlıktan denize girebilirsiniz. Keyfiniz nasıl isterse. İsterseniz bu yerlerin nerede olduğunu birilerine sorabilirsiniz ya da aşağıdaki QR kodları cep telefonunuza okutarak her üç plajın yerini de kolayca bulabilirsiniz. Tercih sizin.


Gün batıyor ve sahil yavaş yavaş geceye hazırlanıyor. Kumluk Yolu, gece de gündüz de ayrı bir güzel…

Merkezde Görülebilecek Yerler
Öncelikle gezimize Kumluk Yolu‘ndan başlayalım. Ana caddenin paralelinde kalan ve sahile sıfır olan bu yol hem gündüz hem de akşam ayrı bir güzel. Gün içerisinde bir kısım Datça sakinleri ve turistler denize girerken diğer bir kısmı ise şezlonglara uzanıp Kumluk Plajı‘nda deniz ve güneşin keyfini çıkarır. Bunun dışında bir başka kesim ise yan yana yol boyunca sıralanan cafe ve restoranlarda bir yandan yemeklerini yerken diğer yandan da içeceklerini yudumlar. Kumluk Yolu, özetle günün her saatinde ayrı bir güzeldir. Akşam güneş batmaya doğru ise bu sokağın bir arka sokağı olan Sanatçılar Sokağı‘nda ise Datça’da yaşayan arkadaşların el sanatlarından oluşan ürünlerin satıldığı tezgahlar yer alıyor. Kesinlikle bir göz atmanızı öneririz.

‘Knidos Aslanı’nın orijinali Londra’daki British Museum’da sergileniyor. Resimdeki eser ise bir kopya. 1858- 59 yıllarında Knidos’ta ilk kapsamlı ve planlı kazıları gerçekleştiren Vice -Consul Sir Charles Thomas Newton, Osmanlı yönetiminin izni ve yerel yönetici Mehmet Ali Ağa’nın desteği ile ‘Knidos Aslanı’nı Londra’daki British Museum’a götürülmüştür.

Deniz sol tarafınızda kalacak şekilde yürümeye devam ederseniz yol sizi limana kadar götürecektir. Özellikle gün batımına doğru buradaki manzarayı kaçırmamanızı öneririm. Yine limanda da yan yana sıralanmış bir şekilde cafe, bar ve restoranları görebilirsiniz. Gün içerisinde hem içecek bir şeyler hem de yemek için bir başka alternatif de bu bölge. Gece olduğunda eğlenmek için geleceğiniz yer de yine liman. Limanı, cafe ve barları ile gece hayatının aktığı bölge olarak da tanımlayabiliriz. Limanın hemen ardındaki cadde de yine cafe ve barların yanı sıra alışveriş yapılabilecek mağazaların da bulunduğu bir başka bölge. Bu caddede de yine bir çok şirin mekan sizi bekliyor.

Limana kadar geldiyseniz gündüz bir ara Amfi Tiyatronun arkasında kalan eski hükümet konağına çıkmanızı da öneririz. Bu yıkık dökük viranenin önündeki duvar yazılarını okuyabilir ya da duvarı aşıp manzaranın keyfini çıkarmanız dileğiyle.


Zamanın sonsuzluğunda acaba saat kaç olmuş?

Güneş Saati
Yolumuza limandan devam edelim o zaman. Denizi yine sol tarafınıza doğru alıp yürümeye devam ettiğinizde geniş bir alanda büyük bir çay bahçesi göreceksiniz. Hemen önünde dikkatli bakabilirseniz bir güneş saati sizi selamlayacak. Bakalım saat kaç olmuş zamanın sonsuzluğunda.

Neredeyse denize sıfır olan Ilıca Gölü, içindeki balıklar ve ördeklerle Datça sakinleri ve turistlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

Masalların Masalı
Biraz daha yürüteyim sizi. Daha merkezde görecek bir sürü yer var. Aynı güzergahtan devam edelim. Deniz solumuzda kalsın. Yavaş yavaş ilerleyelim. Geldiğimiz yer ise Taşlık Plajı. Az önce ziyaret ettiğimiz Kumluk Plajı genellikle daha kalabalıktır, Taşlık plajı ise ona göre daha sakindir. Yine bu plajın hemen arkasında çeşitli cafe ve restoranlar ile barlar da sizi bekliyor. Plajın sonunda ise Kent Park ve Ilıca Gölü yer alıyor. Kent Park adından da anlaşılacağı üzere bir park. Güzel yanı ise denize çok yakın olması. Gün içerisinde birkaç saat deniz keyfi yaptıktan sonra parka geçip ağaçların altında kestirme fırsatını aman kaçırmayın. Bu bölgede kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri de Ilıca Gölü. Neredeyse denize sıfır olan bu tatlı su kaynağı, içindeki balıklar ve ördekler ile Datça’ya gelenlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Eminiz siz de çok beğeneceksiniz. Oturup biraz gölü seyredin, savrulup gidin zamanda. Belki aklınıza zamana zaman ayıran Einstein gelir belki Stephen Hawking ya da çok alakasız bir şekilde benim gibi aklınıza Nazım Hikmet’in Masalların Masalı düşer. Ve bu şiir okumak istersiniz. Hatırlayamazsanız biz size yardımcı olalım.

Masalların Masalı
Su başında durmuşuz,
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

Su başında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

Su başında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek…

Su başında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze…

Nazım Hikmet Ran


Sevgi Yolu

Şimdi gezimizi başlangıç noktamıza geri dönerek devam ettirelim. Ana caddeden denize doğru yöneldiğinizde sizi sağa doğru döndürüp denizi solda kalacak şekilde önce Kumluk Yolu, ardından liman güzergahını takip ettirerek Taşlık Plajı’na kadar götürmüştük. Şimdi ise bu başlangıç noktasından sola dönerek denizin sağda kalacağı bir güzergahı izleyeceğiz. Sola doğru yöneldiğimizde Kumluk Yolu’nun bittiği yer Sevgi Yolu‘nun başladığı nokta olarak tanımlanabilir. Sevgi Yolu öncelikle çeşitli el sanatları, takı ve hediyelik eşyaların satıldığı tezgahlar ile akşam saatlerinde gece on iki ya da bire kadar oldukça hareketli olan bir başka bölge. Farklı zevklere yönelik çok sayıda ürünün yer aldığı tezgahlarda kimi arkadaşların kendi ürettiği çok çeşitli ürünleri de bulabilirsiniz. Son olarak Sevgi Yolu’nda sabahın erken saatlerinde ise Datça sakinlerin spor yaptığını görebilirsiniz. Yürüyüş ya da koşu için biraz cesarete ihtiyacınız varsa bir sabah erken saatte kalkıp Sevgi Yolu’nda yürümenizi tavsiye ederiz. Sanırım bundan sonra siz de günü böyle başlayacaksınız.


Merkezde denize girmek isteyenlerin ilk sıradaki tercihi Hastane Altı Plajı oluyor. Tabii yer bulabilirseniz… 🙂

Hastane Altı Plajı
Tezgahların bittiği yerden yol sağa doğru kıvrılır işte bu kıvrımdan itibaren gördüğünüz sahil ise Hastane Altı Plajı. Birkaç ay öncesine kadar Datça Devlet Hastanesi burada olduğu için plajın adı da Hastane Altı olarak anılıyor. Gün doğumu ile yer kapmacaların başladığı plajı sezonda gün içerisinde hiç boş görmedim. Özellikle ağaçlık alanların altında yer varsa bence çok şanslısınız. Umarım kendinize bir yer bulabilirsiniz.

Hastane Altı Plajını geride bırakıp yürümeye devam ettiğinizde çok hafif bir rampa sizi bekliyor. Bu rampanın en tepesine çıktığınızda ise işte sizi bekleyen manzara…

Deniz sağımızda Hastane Altı Plajının önünden yürümeye devam ediyoruz. Çok tatlı bir rampa bizi bekliyor. Bu rampayı aştığımızda sağımızda eski bir iskele var. Eminim birileri ya balık tutuyor şimdi ya da denize giriyor. Yer yine mi yok. Sorun değil biz yolumuza devam edelim. Rampa aşağı doğru salındığımızda bu sefer sağımızda Spor Okulu‘nu göreceğiz. Bir sürü rüzgar sörfü ve yelkenliyle deniz ayrı bir güzel. Bir kare fotoğraf mı çeksek acaba. Neyse ben sizi çok oyalamayayım. Yolumuza devam edelim. Spor Okulu ile taş iskele arasında yine güzel bir plaj bizi bekliyor. Hastane Altı Plajı’nda yer bulamazsanız birkaç dakikalık kısa bir yürüyüşle buraya gelebilirsiniz. Gün içerisinde bir yandan denize girenler diğer yandan balık tutanlarla taş iskele her zamanki gibi müdavimlerini sırtlıyor. Ve yine bizden duymuş olmayın ama taş iskele gece ayrı bir güzel. İskeleden çıkıp yine yolumuza devam ettiğimizde ise bizi şirin bir cafe karşılıyor. Şimdilik bu güzergahımızı burada sonlandıralım. Daha sonra vaktim olursa ve unutmazsam sizi daha ilerilere doğru da götüreceğim söz.


Ambarcı Caddesi: Merkezin Değişen Yüzü
Kabaca sahilde ilk seferde turistlerin görmesi gereken yerleri bu şekilde özetleyebiliriz. Şimdi sahil dışında merkezde görülecek başka yerleri de kısaca anlatalım. Datça merkezin birkaç yıldır değişen önemli bir yüzü de Ambarcı Caddesi. Merkeze geldiğinizde göbekten sağa doğru yukarıya giden ve gece aydınlatması ile gözünüzden kaçmayan bu cadde işte Ambarcı. Pastane, cafe, restoran, lokanta, meze evi ve meyhane yanında araba kiralama, telefon operatörleri, emlakçı gibi hemen hemen her alanda dükkanı bu caddede bulabilirsiniz. Datça’da sahil ve ana caddede yer kalmadığı için Datça’da turistlere yönelik olarak alternatif bir mekana doğru dönüşen Ambarcı, sahildeki mekanları aratmayacak mekanlara ev sahipliği yapıyor. Farklı mutfaklara sahip restoranlar, cafeler, güzel bir meyhane ya da meze evi ilk seferde aklımıza gelen yerler arasında. Daha fazlasını yine biz anlatmayalım. Artık yerini biliyorsunuz gezin görün. Önümüzdeki üç beş yıl içinde Ambarcı alternatif bir yer olacak ve siz bu yaz Ambarcı sokaklarından dolaşırsanız değişimi kendi gözlerinizle görme şansınız olacak.


Datça’dan Yunanistan’ın Simi adasına günü birlik bir sefer yapma şansınız var. Datça’daki tekne turu alternatifleri tabii ki bununla sınırlı değil. Selimiye, Orhaniye, kısa tur ve Knidos’u da içine alan uzun tur olmak üzere çok sayıda tekne turu güzergahı da sizi bekliyor.

Yunan Adaları’na yolculuk ve tekne turları
Datça’ya geldiğinizde cep telefonunuzda Yunanistan’a hoş geldiniz diye bir mesaj görebilirsiniz. Sakın şaşırmayın. Ama bu mesajı görürseniz de kesinlikle operatör ayarlarınızı yapmanızı öneririz. Aksi taktirde tatiliniz bittiğinde kabarık bir cep telefonu faturası sizi bekliyor olabilir. Bu girişten de anlaşılacağı üzere Datça, Yunan Adaları’na çok ve Türkiye’deki vericiler daha kuvetsiz olduğu için böyle bir şey yaşanıyor. Tabii bu coğrafi yakınlığın olumsuz yanı bir de bardağın dolu tarafı var. O da güzel ve hızlı bir yurt dışı turu. Evet Datça’ya geldiyseniz Simi adasına günü birlik bir sefer yapma şansınız var. Ama öncelikle pasaportunuzu yanınızda getirmenizi tavsiye ederiz. Sefer ücreti ne kadar? Kapıda vize nasıl alınıyor, ücreti nedir gibi tüm soruları ise sağ taraftaki listede yer alan tur firmalarına danışabilirsiniz. Datça’daki tekne turu alternatifleri tabii ki bununla sınırlı değil. Selimiye, Orhaniye, kısa tur ve Knidos’u da içine alan uzun tur olmak üzere çok sayıda tekne turu güzergahı da sizi bekliyor. Bu sayede mavinin bin bir rengine sahip olan Akvaryum ya da Domuz Çukuru gibi Datça’nın eşsiz güzelliklerini görme fırsatınız da olacak. Burada ufak bir hatırlatma Datça’da kimi koylara sadece deniz yolu ile ulaşılabiliyor. Tekne turları bu noktada iyi bir alternatfi olarak öne çıkıyor.


Burgaz – Eski Knidos’a ait görüntüler. Kaynak: muglakulturturizm.gov.tr

Burgaz – Eski Knidos
Her ne kadar merkezde olmasa da merkeze kadar gelmişken görülmesi gereken yerlerden biri de Burgaz – Eski Knidos. Merkezin hemen dışında yer alan Burgaz yani Eski Knidos’a ait bilgileri olduğu gibi ana kaynağından aktarıyorum. Eğer arkeolojiye ilgi duyuyorsanız burayı ziyaret edebilirsiniz. Yerin tam koordinatlarına yine QR kodu okutarak ulaşabilirsiniz. “Knidos’un ilk kurulduğu yer olan Burgaz yerleşimi dönemine ait k alıntılar, 1998 yılından beri T.C. Kültür Bakanlığı adına, Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından Alman Bilimsel Araştırma Kurumu işbirliği ve Gerda-Henkel Vakfı’nın katkılarıyla kazılıyor. Prof. Dr. Numan Tuna’ya göre, Antik Dönem’in ünlü tarihçisi Heredot’un eserinde sözünü ettiği 6 Dor şehir birliğinin toplanarak Apollon adına yarışmalar düzenledikleri yer burasıydı ve yarışmada birinci gelenlere verilen ödüllerin konulduğu Apollon Tapınağı burada bulunuyor. Ona göre kazı sonuçları, özellikle alt terasta yapılan kazılarda ele geçen buluntular ile Emecik/Sarı Liman Kutsal Alanı’nın MÖ 6.yüzyıl sonlarına kadar deniz aşırı bir öneme sahip olduğunu göstermiştir. Buluntular; Mısır, Fenike, Etrüsk kökenli ithal malların tanımladığı geniş hinterlandı kadar, şimdiye kadar Doğu Yunan üretimi olarak bilinen ancak Knidos malı olduğu kesinleşen kireç taşı ve pişmiş toprak figürinler ile çanak çömlek örneklerini zengin bir çeşitlilik ile sergilemesi bakımından da dikkat çekicidir. Kutsal Alan’da ele geçen epigrafik veriler ve adak eşyası oldukları anlaşılan değerli arkeolojik eserlerin gösterdiği özellikler, Arkaik Çağ Emecik Kutsal Alanı’nın Apollon ile ilişkilendirilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Apollon Tapınağı’nda yapılan kazılarda MÖ 8.- 9.yüzyıla kadar eskiye giden motifler, adaklar, heykeller, boğa, şahin ve savaşçı, figürleri bulunmuş; tapınak ve civarında yapılan kazılarda daha sonraki dönemlerde başka tapınak ve kiliselerin de yapıldığı ortaya çıkarılmış.”
Kaynak: http://www.muglakulturturizm.gov.tr/TR,157571/burgaz-eski-knidos.html


Fiyat kategorilerine göre yeme içme rehberi
Yeme içmeden başlayacak olursak Datça Merkez, abartısız herkese göre farklı seçeneklere sahip olan bir yer. Sahildeki mekanlarda keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Kumluk Yolu’nda ve iskelenin etrafında çok sayıda turiste hizmet veren birbirinden şık mekanlar var. Kendi bütçenize göre birini seçme şansınız bulunuyor. Daha uygun fiyatlı seçenekler arıyorsanız. Ana cadde olan Atatürk Caddesi’ndeki ve bu caddeye açılan sokaklardaki restoran ve lokantaları tercih edebilirsiniz. Yine aşağı yukarı benzer bir fiyat çerçevesi içinde çok sayıda farklı seçeneği de Ambarcı Caddesi ile eski Pazar sokağında bulabilirsiniz. Yine bu sokaklarda farklı esnaf lokantaları da var. Datça’ya özel yemekler ne derseniz de kabak çiçeği dolması, badem köfte, Karavilla (ne olduğuna tam olarak bakmanızda fayda var), börülce, puf böreği ve damat tatlısı ilk akla gelen lezzetler arasında yer alıyor. Özellikle bir mekan adı yazmıyorum farklı mekanlarda bu yemekleri bulma şansınız var.


Bal, badem ve hediyelik eşya
Datça’ya kadar geldiniz peki alışveriş için öne çıkan seçenekler nelerdir diye soruyorsunuz. Biz de elimizden geldiğince size aktarmaya çalışalım. Datça denilince ilk akla gelen şeylerden biri de bal ve bademdir. Bu güzel coğrafyanın armağanı olan bu ürünler, pek çok markanın sunumuyla karşımıza çıkıyor. Özellikle bu ürünleri Atatürk Caddesi’ndeki (merkezdeki ana caddede) çok sayıda mağaza görebilirsiniz. Bu mağazaları ziyaret ederek beğeninize göre bir şeyler satın alabilirsiniz. Yine bu mağazaların birçoğunda zeytinyağı, sabun ve pek çok alternatif ürün de sizi bekliyor. Bunların dışında neler var dediğimizde çok sayıda hediyelik eşya dükkânı, takıcı, kıyafet mağazası ve sandaletçi ilk akla gelenler arasında yer alıyor. Yazı içinde söz ettiğimiz Sanatçılar Sokağı ile Sevgi Yolu’ndaki tezgahlar da diğer alternatifler arasında. Datça merkezdeki mağazaları ve markaları bu bölümde tek tek telaffuz etmiyoruz. Kısaca bu başlıkta ürün grupları hakkında bilgi veriyoruz. Ürün grupları ve markalarla ilgili daha detaylı bilgiyeyse sağ tarafta kalan alışveriş başlığına tıklayarak erişebilirsiniz. Bu başlık altında Datça Merkez’deki alışveriş yapılabilecek mağazaları mümkün olduğunca tanıtmaya çalıştık. Datça’daki alışveriş yapılabilecek tüm yerlere ait bir listeye erişmek içinse bu linke tıklayabilirsiniz.


Amforalar yine doluyor
Datça’ya özgü ürün çeşitlerinden biri de şarap. Eski Knidos (Burgaz) ve Knidos tarihi şehirleri tarihin eski dönemlerinde ticari bir limandı. Verimli tarım arazilerin bulunduğu yarımadada tahıl ekimi yapılmış, bağcılık ve zeytincilik gelişmiş, amforalarla şarap yapılan şarap ticareti en önemli gelir kaynağı olmuş. Tabii günümüze gelindiğinde zeytinyağı hala üretimi yapılan ürünlerden biri olarak kalırken şarap ise zamanla unutulmuş gitmiş. İşte unutulmaya yüz tutan şarapçılık da yine yavaş yavaş canlanmaya başlıyor. Bu alanda Datça’nın ilk şarap markası Datça Vineyard & Winery oldu. Tesis, Marmaris’ten Datça’ya doğru gelirken Kızlan tarafında solda eski bir değirmenin restorasyonu ile hayata geçti. Firmanın Kızlan Köyü, Değirmenaltı Mevkii’nde de Datça Bağcılık adlı bağı yer alıyor. Her iki noktayı da ziyaret edebilir, tadım yapabilirsiniz. Datça’nın ikinci şarap markası ise Knidos Şarapçılık. Reşadiye Mahallesi’nde bulunan tesisi de yine gezip, kesinlikle tadım yapmanızı öneriyoruz. Sonra efendim biz görmedik, yok biz duymadık demeyin. Biraz tadın, biraz için, fazla değil biraz…


Ve Geldik Konaklama Seçeneklerine
Konaklama noktasında pek çok seçenek sizi bekliyor. Merkezde apart, pansiyon ve otel olmak üzere yaklaşık 100 civarında tesis yer alıyor. Farklı fiyat seviyeleri ve hizmet kaliteleri ile kendinize uygun bir seçenek bulabileceğinizi umuyoruz. Ana sayfadaki haritada tesisi yerleri ve bilgilerine ulaşabilirsiniz. Önümüzdeki günlerde bu noktada da daha fazla seçeneği sizinle paylaşmaya çalışacağız.


Ulaşım, nereye nasıl gidilir?
Datça merkeze geldiniz. Eski Datça, Knidos, Palamut Bükü ya da Hayıt Bükü’ne gideceksiniz. Peki ulaşımı nasıl sağlayacaksınız. Ulaşım seçeneklerini de ilgili sayfada elimizden geldiğince detaylı bir şekilde size anlatmaya çalışacağız. Ama aracınız yoksa ve toplu ulaşım araçlarını yani köy minibüslerini ve belediye araçlarını kullanacaksanız bu linki tıklayarak detaylı sefer bilgilerine kolayca ulaşabilirsiniz. Bu listeye bakarak, Eski Datça, Ovabükü, Palamut Bükü ve Hayıt Bükü gibi ilk akla gelen yerler dışında Datça’nın tüm ulaşım seçeneklerini görme şansınız olacak. Yine Datça’dan Bodrum’a doğru yapılacak bir gezi de varsa gündeminizde Bodrum Feribotu‘nun sefer saatlerine yukarıdaki fotoları tıklayarak kolayca ulaşabilirsiniz. Sefer saatleri ve güzergahları değiştikçe de listeyi güncel tutmaya çalışacağım.

Çok çok uzatamadan 🙂 Datça merkez ile ilgili öne çıkan başlıkları sizinle paylaşmaya çalıştım. Faydalı olması dileğiyle.