Datça denildiğinde ilk akla gelen şeylerden biri kuşkusuz koylar ve bükler. Ama Datça, koylar ve bükler dışında da çok sayıda gezilecek mekanı içinde barındırıyor. Bu noktada en çok öne çıkanlardan yerlerden biriyse Eski Datça. Taş evleri ve atmosferiyle gezginleri büyüleyen Eski Datça, aynı zamanda Türk edebiyatının önemli şairlerinden Can Yücel ile de özdeşleşmiş bir mahalle. Peki Eski Datça’ya nasıl gidilir, Eski Datça’da neler yapılır, Can Yücel’in evi nerede, görülmesi gereken yerleri neresi, nerede ne yenir, nereden ne alınır, alışveriş için öneriler nelerdir. İşte tüm sorularınızın yanıtları.


Eski Datça’ya ulaşım
Eski Datça’ya nasıl gelinir? Çoğu gezi yazısında şuraya nasıl gidilir, buraya nasıl gidilir diye başlarlar yazıya. Bizse madem Eski Datça’dayız (Caria Silk). O zaman yazımıza Eski Datça’ya nasıl gelinir diye başlayalım.

Eğer aracınız varsa ve Marmaris yönünden geliyorsanız yaklaşık bir saat 10 dakikalık bir yolculuk sizi bekliyor. Marmaris’ten hiç bir yere sapmadan Datça istikametine doğru devam edin. Datça merkeze gelmeden üç km önce Eski Datça tabelasını ya da trafik ışıklarını göreceksiniz. Trafik ışıklarından sağa doğru saptığınızdaysa artık Eski Datça’dasınız.

Bodrum’dan feribotla gelecekseniz de yaklaşık bir saat 45 dakikalık keyifli bir deniz yolculuğu var önünüzde. Yolculuk sonunda feribot Karaköy İskelesi’ne yanaşır. Artık otomobille yola devam etme vakti. İskeleden sağa sola sapmadan Reşadiye kavşağına kadar gelin. Kavşağa geldiğinizde ise Datça yönüne yani sağa doğru dönün. Yaklaşık bir km kadar sonra Eski Datça tabelası ya da trafik ışıkları size selamlayacak. Maksimum 15 dakikalık bir yolculukla Karaköy’den Eski Datça’ya ulaşabilirsiniz.

Datça merkezden Eski Datça’ya kendi aracınızla gelecekseniz Datça’dan Marmaris yönüne doğru yola çıkın. Yaklaşık üç km sonra solda trafik ışıkları ya da Eski Datça tabelası yer alacak. Tabeladan veya trafik ışıklarından sola doğru döndüğünüzde artık Eski Datçadasınız.
Eğer toplu ulaşım araçlarını kullanacaksanız. Marmaris yönünden Datça’ya gelen belediye otobüsünden yararlanabilirsiniz. Şoföre Eski Datça’da ineceğinizi söylerseniz sizi mahallenin girişindeki durakta indirecektir. Oradan da içeriye biraz yürürseniz Eski Datça’ya kolayca ulaşabilirsiniz.

Merkezden otobüs ile gelecekseniz de Cumhuriyet Meydanı’nın önünde ya da PTT’nin çaprazında kalan otobüs durağından geçen araçlara binebilirsiniz. Güncel otobüs saatleri ve feribot sefer saatleri içinse aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.


Can Yücel

Öncelikle Can Yücel’in evi nerede sorusundan başlayalım. Şairin evi Eski Datça’da çarşının içine doğru yürümeye başladığınızda sağınızda kalan Can Yücel Sokak’ta yer alıyor. Google Haritalar ya da benzeri bir servisten yararlanıp Eski Datça haritasına baktınızsa ve Can Yücel Sokağı ya da evini göremediyseniz ama endişelenmeyin. Bu harita servislerinde ne yazık ki sokak görünmüyor. Ama biz yine de sizin için kolay bulabileceğiniz bir tarif yaptık bile. Eski Datça meydandan çarşıya doğru ilerleyin sokağın sonuna kadar gelin. Nil Cafe, EDE Cafe ve Caria Silk’in önünden geçerek sağa aşağıya doğru giden sokağa sapın. Hemen ilk solda Agapi Cafe ve Mavi Baykuş’un arasında yer alan Can Yücel Sokağa doğru girin. Şairin evi ileride solda kalıyor. Evi kolayca bulabileceksiniz. Bu arada yeri gelmişken belirtelim ev, müze değil, gezilip görülemiyor. Çünkü evde şu anda şairin eşi Güler Yücel yaşıyor. Evi ne zaman gezebiliriz derseniz de her yıl şairin ölüm yıldönümü olan 12 Ağustos’ta ev ziyaretçilere açılıyor. Bu tarihte Datça’da olursanız düzenlenen Can Şenliği‘nde evi ziyaret etme şansınız var. Şairin mezarı nerede derseniz de Datça Mezarlığı’nda. Mezarlık ise Eski Datça’dan Datça yönüne doğru yaklaşık 500 metre kadar gidildiğinde solda kalıyor. Datça merkezden Eski Datça’ya doğru gelirken ise Migros ışıkları geçince başlayan rampanın hemen bitiminde sağ tarafta kalıyor.


Eski Datça’nın atmosferini hissedin

Eski Datça öncelikle yürüyerek gezip keyif alınabilecek bir yer. Kesinlikle aracınızla ara sokaklarda dolaşmayı hayal etmeyin. Aracınızı bir yere park edin. Çıkın içinden ve başlayın dolaşmaya. Burası zamanın sonsuzluğunu hissedebileceğiniz bir yer. Kaygılarınızı veya üzüntülerinizi bir an kenara bırakıp sokaklarda yürümeye çalışın biraz. Taş evleri, begonvilleri ve türlü ağaçları ile yarattığı atmosfese biraz ayak uydurmaya çalışın. Yıkık bir bahçe duvarının yanından yürüyün, bir kedinin peşine takılın, güzel bahçeler arasında gezinin ama yavaş yavaş. Acele etmeden sokaklar arasında kaybolun. Alamango Evine dışarıdan bakın. Oturun bir yere bir şiir ya da sevdiğiniz romandan kısa bir parça okuyun. Ruh halinize uygun birşeyler dinleyin. Bi kaybolun bu atmosferde. Yavaş adımlarla tepeye doğru çıkın. Evlerin arasından yine yavaş adımlarla acele etmeden. Yavaş yavaş tepeye varın ve seyreyleyin Datça’yı. Reşadiye, Hızırşah, Datça merkez ve Eski Datça’yı bir de bu açıdan seyredin. Son olarak yazmaya bile gerek yok. Fotoğraf çekmeden duramayacaksınız biliyoruz. Bu yüzen bol bol fotoğraf çekin. Ve kaybolun Eski Datça’nın atmosferinde.


Ne yesek ne içsek?
Karnınız mı acıktı ya da bir şeyler mi içmek istiyorsunuz. Eski Datça’nın girişinden köyün içine doğru gelirken yavaş yavaş cafe ve restoranları da görmeye başlayacaksınız. Farklı konseptlerdeki bu mekanlardan elbet beğeninize uygun bir yer mutlaka çıkacaktır. Ya da daha gerçekçi bir ifade kullanalım umarız beğendiğiniz mekanda oturabileceğiniz uygun bir yer vardır. Çünkü Eski Datça’daki işletmelerin çoğu küçük ve şirin yerler. Kapasiteleri de ne yezak ki sınırlı. Dediğimiz gibi umarız beğendiğiniz yerde uygun bir masa vardır ve bu sayede birbirinden lezzetli yemek ve mezeleri tatma fırsatınız olur.


Alışveriş Vakti

Gezdik, dolaştık. Atmosferinde kaybolup gittik Eski Datça’nın. Yemeğimizi yiyip, içkilerimize de yudumladık. Şimdi geldi alışveriş zamanı. Bir çok turistik yer gibi Eski Datça da bu noktada sizi kendine çekecektir. Çoğu eski taş evlerden mağazaya dönüşen bu mekanlar tam anlamıyla biricik. Ve tasarımlarıyla dikkat çeken birbirinden şık ve sevimli bu mağazalarda farklı hediyelik eşya ürünleri sizin beğeninizi bekliyor artık. Peki neler satılıyor neler alınabilir Eski Datça’da. Mahallenin en eski mağazası Caria Silk. Müberra ve Yaşar Aydoğan çiftinin işlettiği ve 2014 yılına kadar Datça Sanat tabelası ile faaliyet gösteren mağazada şu anda kendi ürettikleri ipekten dokudukları ipekli ürünleri bulabilirsiniz. Şal fular, peştamal yanında kese gibi ipekli ürünler satılan Caria Silk’te farklı fiyat seviyelerine uygun pamuk, keten ve bambu peştamaller ile sabun çeşitleri de yer alıyor. Mahallenin bir diğer şık mağazası da Atelye. Söylemeye bile gerek yok. Bu sokaklardaki diğer mağazalar gibi Atelye’ye de bakmadan edemeyeceksiniz. Atelye’deki takı tasarımları Buket Hanım’ın imzasını taşıyor. Datça ve Eski Datça dekorlu birbirinden keyifli dekorayon ve baskı işleriyse Turgay Abi’nin elinden çıkıyor. Ferah atmosferi ve dizaynı yanında kulağınıza çalınan hoş müzikleri ile öne çıkan mağazada hoşunuza gidecek çok sayıda ürün sizi bekliyor. Neler mi var. Kolyeler, bileklikler,Datça fotoğrafları basılı hediyelik eşyalar ve daha neler neler. Hepsini biz söylemeyelim. Gerisini keşfetmek size kalsın. Şimdi de sıra hemen Atelye’nin karşısındaki mahallenin kendine has bir diğer biricik mağazası olan Mavi Baykuş‘ta. Bu sezon dördüncü yaşını kutlayacak olan Mavi Baykuş ise MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü’nden mezun olan Didem Hedbe’nin hayata geçirdiği bir mağaza. Aynı zamanda Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde yazmacılık çalışmalarına da katılan Didem, elbise, fular ve tişört gibi ürünlere yazma tekniğiyle yeni bir yorum getiriyor. Boşuna yazmayalım eminim ki mağazayı gördüğünüzde zaten içine girmek, gezmek  isteyeceksiniz. Mavi Baykuş’un hemen yanındaki mağaza ise Nevo Datça. Yirmi yılı aşkın süre Avustralya’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönen Nevin Hirik ve eşi Michael Falkland’ın işlettiği mahallenin diğer mağazaları gibi atmosferi ile sizi eminiz büyüleyecektir. Bir ressam olan Nevin’in fırçasından çıkan farklı boyutlarda tablo ve ürünlerin yer aldığı mağazada hoşunuza gideceğine inandığımız özgün bir çizgi kendini hissettiriyor. Tabii mağazada sadece bunlar yok. Çeşitli seramik ürünler de var. Seramik ürünleri ise Michael tasarlıyor. Nevo Datça’yı da arkamızda bırakıp sokağın sonuna doğru devam ettiğimizde yine gözünüzden kaçması imkansız olan Balıkaşıran Art&Craft bizi selamlıyor. Ressam İbrahim Çiftçioğlu’nun kızı olan Ekin de sanatla içi içe biri. Farklı alanlarda tasarımları bulunan Ekin, en son bu çalışmalarını bir araya getirerek geçen yıl Balıkaşıran Art&Craft’ı açtı. Kış boyunca tasarladığı hepsi el yapımı olan çanta, obje ve takıları yazın ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Kumaş ve ahşap boyama ile yapılmış çok sayıda ürünü ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Bu sezon ilk defa Eski Datça ziyaretçileri ile buluşan Alt Üst ise seramik ve takı diğer hediyelik eşya başlıklarında ürünleri ile dikkat çekiyor. Son olarak çarşının sonuna doğru ilerlediğinizde solunuzda kalan sokakta tezgahlar açılıyor. Bu tezgahlara da göz atmakta fayda var.

Çoğu mağaza Eski Datça çarşısında yer alırken bir tanesi ise Eski Datça girişinde sizi selamlıyor. Girişte hemen solda kalan Datça Düşler Evi. Seramik mum ve ahşap hediyelik eşyaların yer aldığı mağazada Ahmet Tuna, Ünal Hayri ve Aslı Orhan’ın birbirinden farklı tasarımlarını görme şansınız var. Her dönem seramik ve mum atölyesi gibi atölye çalışmalarının da yapıldığı atölye ve mağazayı sakın es geçmeyin, bizden söylemesi pişman olmayacaksınız.

Ve bu başlıktaki son sözümüz, alışveriş için birbirinden şık ve keyifli mağazalardaki tüm ürünleri anlatmayalım değil mi? Keşfedilecek diğer şeyleri de size bırakalım.


Konaklama Seçenekleri
Eski Datça’da gezip tozarken pek çok turistin aklına gelen sorulardan biri de acaba buradaki konaklama seçenekleri nelerdir sorusu oluyor. Hemen bu sorunun yanıtını da size hızlıca vermeye çalışalım. Eski Datça, küçük şirin bir mahalle. Bu nedenle konaklanacak mekan sayısı çok değil. Ama şunu söyleyelim her bir mekan özene bezene yapılmış. Acaba hangisini seçsem derken kararsız kalıyorsunuz. Birbirinden şık bu otel ve pansiyonlardan zevkinize göre birini seçmekse size kalsın. Tesislerle ilgili bilgilerine ulaşmak için ilgili fotoların üzerine tıklayabilirsiniz.

Eski Datça Evleri

Yağhane Butik Otel

Koop’ Suites

Zen Pansiyon

Ber’S Inn Boutique Hotel

Koca Ev 2


Zamanın sonsuzluğunu hissedebilmeniz dileğiyle
Sözü daha fazla uzatmadan sizi Can Yücel’in Başka Türlü Bir Şey şiiri ve aynı şiirin Yeni Türkü yorumu ile baş başa bırakıyorum. Datça’ya hoş geldiniz ya da Datça’da görüşmek dileğiyle…


Yapılmaması Gerekenler Listesi
Eski Datça, çok güzel bir yer. Ve Eski Datça’nın müthiş bir atmosferi var. İnsan bazen kendini tutamıyor içine dalmak istiyor daha da kötüsü dalıyor. Bu noktada sizlere ufak bir iki hatırlatma yapmayı faydalı buluyoruz.

  • Sezonda yani 1 Mayıs ile 1 Kasım tarihleri arasında köyün içinde otomobil ya da motor ile gezmemeye çalışmayın. Otomobilinizi ya da motorunuzu meydana, otoparka ya da araçların park edildiği açık alanlara bırakınız. Sokaklar çok dar olduğu için hem siz araç kullanırken zorlanacaksınız hem de sakin sakin yürüyen ve dolanan turistleri rahatsız etmiş olacaksınız. Motorla da bu dar sokaklarda dolaşmanızı önermiyoruz. Çünkü trafiğe kapanan alanda özellikle çocukların ve bebeklerin dolaştığını bildiğimiz için herhangi bir kazaya mahal vermemek adına size bu hatırlatmamızı göz önünde bulundurmanızı dileriz.
  • Bunun dışında evlerde yaşayanların olduğunu lütfen unutmayın. Bahçe kapısı açık olsa da lütfen bahçeye girmeyin. Sakın, sakın, sakın evlerin içine girmeyin. Evlerde insanların yaşadığını unutmayın. Kendinizi onların yerine koyun düşünsenize evde oturuyorsunuz, hava sıcak kapınız açık. Sürekli birileri içeri giriyor. Ne absürt bir durum değil mi?
  • Ağaçların dallarından meyve, yaprak ya da gül koparmayın. Düşünsenize herkes sizin gibi bir gül koparsa sezon sonrasında bir şey kalır mı? Onlar sizin koparmanız için orada değiller. Biz bir gün göçüp gideceğiz ama ama o ağaç hala orada duracak. Tabii biz ona zarar vermezsek.
  • Saksıların üstüne oturup, dallarını kırarak fotoğraf ya da selfie çekmeyin.
  • Can Yücel’in evi şu anda müze değil. Şairin eşi Güler Yücel’in yaşadığı ev ziyarete kapalı olduğu için lütfen bahçe duvarını aşıp bahçeye girmeyin. Kapıyı da zorlamayın. Evde birinin yaşadığını unutmayın. Kendinizi Güler Hanım’ın yerine koyun. Düşünsenize evinizde oturyorsunuz birileri kapınızı zorluyor, kırmaya çalışıyor. Bir başkası bahçeye atlıyor. Sürekli tanımadığınız insanlar bahçenizde dolanıyor.

Başka türlü bir şey
başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava…

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka.